Önden Giden Dört Güzel Adam

Geride Kalanlar Dört Güzel Adamı Anlattılar
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ile Küçükçekmece Belediyesi işbirliğiyle Cahit Zarifoğlu, M. Akif İnan, Erdem Bayazıt ve Alaeddin Özdenören, Önden Giden Dört Güzel Adam başlığıyla anıldı. Konuşmacılar ise Rasim Özdenören, Ali Haydar Haksal, Ali Ural, Mustafa Özçelik, Ahmet Murat, Doç. Dr Abülkadir Emeksiz, Bünyamin Yılmaz’dı. TYB İstanbul Şubesi Başkanı Muzaffer Doğan açılış konuşmasında “Bugün burada İslami düşüncenin dört büyük ismini anmak için toplandık. Yazarlar Birliği bu düşüncenin her zaman ocağı idi. Öyle olmaya da devam edecek” dedi. Ali Ural, “Bahsettiğimiz güzeller, güzele olan aidiyetleri sebebiyle güzeldirler. Cahit Zarifoğlu güzel susmasını bilmiş kişidir. Bana göre şiir güzel susmaktır kelimelerle de susabilir insan, Zarifoğlu kelimelerle susmuştur” diye konuştu.
Zarifoğlu şiirine nüfuz etmek zordur
Şair Mustafa Özçelik, Abdurrahim Karakoç’u da rahmetle andığı konuşmasında “Bugün bir çok şehirde bizim duyarlılıklarımızı taşıyan edebiyat kültür sanat dergileri varsa, bunda onların hoca olarak çok büyük payları var. Büyük adamlar aramızdan ayrıldıktan sonra da konuşmaya devam ediyorlar” ifadesini kullandı. Şair Ahmet Murat, Zarifoğlu’nun kullandığı dile değinerek ‘Zarifoğlu şiiri ilk kitabından başlayarak zor, nüfuz edilebilmesi güç bir şiir. Son kitabına doğru o yoğunluk, opaklık giderek azalır. Daha seyrelir daha temalar kristalize olur. Zarifoğlu şiiri, hayat mutluluğu içeren bir şeydir. Bir azizle karşı karşıya değiliz. Yaşama mutluluğu taşıyan, bunu her dizesinde etrafa yayan bir kişidir. Onu kültleştirip, mitleştirmeden, perdelerin arkasında anlaşılmaz ve ulaşılmaz hale getirmeden sevmek anlamak muazzam hazineyle baş etmek lazım” tespitiyle de dikkat çekti. Ali Haydar Haksal ise Zarifoğlu ile ilişkisinin bir ağabey kardeş ilişkisi, usta çırak ilişkisinin ötesinde çok faklı anlamlar içerdiğini söyledi. Rasim Özdenören ise Cahit Zarifoğlu’dan şu cümlelerle bahsetti: İçedönük biriydi. Bu sebeple ona Aristo diyorduk. Şiir yazdığını sonradan öğrendik ve onun şiirlerini de kendimizinkilerle birlikte Türk Sanatı dergisine gönderdik. Özdenören, Cahit Zarifoğlu ile Necip Fazıl’ın tanışmasını ve yaşadıkları ortak anıları da aktardı.




