Mahmut Bıyıklı, Gerçek Hayat’a konuştu

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, Gerçek Hayat’a konuştu. İhanet bildirisine imza atan 1128 akademisyene tepki gösteren Bıyıklı; “Söz konusu bildiriye imza atan aydınlar aldanıyor ve aldatıyorlar” dedi.
Mahmut Bıyıklı'nın işte o yazısı:
Aldanıyor ve aldatıyorlar
Aydınlar meselesi ne zaman konuşulsa Bu toprakların namuslu münevverlerinden Cemil Meriç’in sarsıcı sözleri hemen zihnimize geliyor. Ne diyordu Üstad: ‘Tanzimat’tan bu yana Türk aydınının alın yazısı iki kelimede düğümleniyordu: Aldanmak ve aldatmak. Senaryoyu başkaları hazırlamıştı’’ Yine “Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmaz kılanlardır.” Sözüyle de Meriç durumu gayet güzel özetliyor.
Şimdi söz konusu bildiriye imza atan aydınların da böyle bir sıkıntısı var. Aldanıyor ve aldatıyorlar. Senaryoyu hep başkaları yazıyor, Malum aydınlar ise kendisine sunulan bildiriyi okuyor. Bu bildiri, kendisini bu topraklara ait hisseden bu toprakların ruhuyla barışık olanların imzalayacağı bir bildiri değildir.
Bu bildiriyi; uluslararası faktörlerin, küresel güçlerin hesaplarının işine yarayan, o odaklara seslenen bir bildiri olarak değerlendiriyoruz. Böylelikle Doğu ve Güney Doğu’da yaşanan olaylarda PKK’nın hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada haklı gösterilmesi sağlanmaya çalışıldı. Türkiye’nin savaş suçlusu olarak uluslararası arenada yargılanmasına yönelik bir girişim olarak da bunu değerlendirebiliriz. Bildiride, ulusal ve uluslararası kuruluşların Doğu ve Güney Doğu bölgelerine giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesinin talep edilmesi de bildirinin uluslararası ayağını ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla bu bildiri hiçbir şekilde masum değildir.
PKK propaganda araçlarının tamamını maalesef çok güçlü bir şekilde kullanıyor. Algı oluşturmak noktasında ülke çapında ve uluslar arası çapta güçlerinin çok üstünde bir birikime sahip oldular. Bu propaganda için örgütün profesyonel kullandıkları olduğu gibi örgüte kendilerini gönüllü kullandıran akademisyen ve sözde aydınlar var maalesef. Türkiye ve Tayyip Erdoğan düşmanlığında kirli bir ittifak da söz konusu. Küresel güçlerin taşeronu olan PKK, kendi propagandasında da aydınları kullandı.
Devlet büyük devlet olmanın gereğini yapmalı ihanete karşı kayıtsız kalmamalıdır. Hiçbir devlet kendisine karşı açık tehdit oluşturan hakarette bulunanlara karşı duyarsız kalamaz. Devlete yönelik tehdide ve çirkin ithamlara devletin refleks göstermesi kadar doğal bir şey yok. Ama vicdan sahibi yerli aydınların akademisyenlerin sosyal meselelerde daha çok söz sahibi olması gerekiyor. Aklıselim aydınlar ve akademisyenler sadece karşı bildiriyle değil dünya çapında akademik çalışmalarla ülke menfaatine uygun birlik ve beraberliğimiz noktasında sahici çalışmalara imza atmaları gerekiyor. Etnisite üzerinden yürütülen fitnelere karşı ayrıştırıcı değil birleştirici çalışmalar yapılması gerekiyor.




