Edebiyat Mevsimi’nde Tasavvuf Rüzgârı

Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleşen programın açılışında konuşan TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, “Edebiyat Mevsimi, TYB’nin 4 yıldır gerçekleştirdiği bir organizasyon. Artık geleneksel hale gelen etkinliğimizin bu yılki teması tasavvuftur. Tasavvuf, kültürümüzün ve medeniyetimizin ana unsurlarından biridir. Tasavvuf, edebiyatımızdan musikimize kadar büyük bir tesire sahiptir. Usta isimlerle bir hafta boyunca tasavvufun edebiyat ve musikiye etkisini derinlemesine inceleyeceğiz” diye konuştu.
BÜYÜK MUSİKİ USTALARI TEKKELERDEN ÇIKTI
Tekke ve dergâhların medeniyetimizdeki öneminden bahseden TYB Kurucu Başkanı Mehmed Doğan, “Yıllarca tekkeleri kapatmakla övündük, tekkeleri kapatmanın ne anlama geldiğini hiç düşünmedik. Nedir tekkeleri kapatmak? 1000 yıllık edebiyatı ve tasavvufu yok saymaktır. Bazı tekkelerimiz konservatuar gibi çalışmış, en büyük musiki ustalarımız tekkelerden çıkmıştır. Yani, bir medeniyetin kapısına kilit vurulma hadisesiyle karşı karşıyayız” diye konuştu. Edebiyat Mevsimi’nde tasavvuf konusunun ele alınmasıyla kültürel mirasın korunduğuna dikkat çeken TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz ise ”Bu etkinlikle birlikte TYB, yine kültür gündemini belirleyecek.” dedi.
TASAVVUF VE DİL KONUŞULDU
Başkanlığını Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz’in yaptığı ‘Tasavvuf ve Dil’ konulu oturumda konuşan Ömür Ceylan, ‘Tasavvufi Metinlerin Anlam Katmanları’ başlığını irdeledi. İslam sanatlarında tasavvufun stilistik diline değinen Turan Koç, “Dil hala insanoğlunun hayretle bırakır. İbn-i Arabi diyor ki, ‘ben diriden alıyorum, siz ölüden.’ Eğer kitaplardan alırsak kavramlar arası ilişkilerden dolayı tartışırız. Mimar Sinan’ın yaptığı gibi camii yapmak, Şeyh Galib gibi yazmak zorunda değiliz. Yeter ki o kıvılcımdan bir ateş alalım. Bu kıvılcımın yolundan gidelim” Klasik metinlerden yola çıkarak günümüz dilinin geçirdiği süreçleri anlatan Mehmed Doğan ise, “Türk edebiyatımızın başlangıcı Kutadgu Bilig’den gelir. Kitabe dilinden Türkçeyi alıp başka yerlere yazan, sonra da İslam’la müşerref olan toplum Göktürk’lerin varisi Karahanlılar’dır. Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügat-it Türk’te bütün Türk toplulukların dil ve kelimelerini arındıran içerikten bahsediyor. Gündelik hayatımızda kullandığımız abdest, namaz dâhil birçok kelime Farsçadır. Selçuklular hakim oldukları yerlerde Türkçe değil de Fars geleneğini yürüttü. Bu ortamda edebi dil bakımından Farsça ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
BİR HAFTA SÜRECEK
Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Sadık Yalsızuçanlar, Prof Dr Saadettin Ökten, Ali Ural, Mehmed Doğan, Emin Işık, Ender Doğan, Ekrem Demirli, Rachid Gulam gibi 60'dan fazla edebiyatçı, akademisyen ve sanatçının konuşmacı olarak katıldığı seminerler, 29 Aralık Cumartesi gününe kadar devam edecek.




