Haber

DERDİNİ AŞKLA MAYALAMAK

ZİYA PAŞA AKYÜREK ROPÖRTAJIŞair; sadece kendi duygu dünyasında değil başka varlıkların dünyasında da gezinir. Kalbi olan ya da olmayan her varlığın devinimlerini, en ince duygularını yakalar ve onların söyleyemediklerini satırların üzerine serpiştirir. Kelam nakkaşıdır şair ve sabırla tane tane işler kelimeleri. Sizleri kalemi ve kelamı sağlam bir şairin röportajıyla baş başa bırakmadan önce şairimizi kısaca tanıyalım istiyoruz.

Yozgat doğumlu olan şair ilk ve orta öğrenimini Yozgat’ta tamamlamış ve Marmara Üniversitesinden mezun olmuştur. Kocaeli’de bir lisede edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. 12 yaşından beri şiir yazmakta olan şair bir İstanbul aşığıdır. Öğrencileri hayatının ünlemidir. Şiirleri ve yazıları çeşitli dergilerde yayımlandı. Öğrencileriyle çıkardığı kitapları dışında kendisine ait kitaplar da bulunan şair, yazmayı hayatının asli vazifelerinden kabul etmektedir.

 

İlk kitap ilk heyecan duygularınızı alabilir miyiz?

 

İlk kez şiirlerini iki kapak arasında görmek şair için elbette güzel. İlk kitap diğerleri için bir mukaddime ve sancılı yolların ilk basamağı olsa gerek. Aslında sadece benim için bir heyecan değil, okuyucularımın da heyecanını işin içine katarsak ortak bir sevinç. Allah’ın Rahmetinin gözünün içine birlikte bakmak ayrı bir güzel.

 

Şiirle tanışıklığınız kelimelerle dostluğunuz nasıl başladı?

Şiirle tanışıklığım bir yatılı okulun camlarına yüreğimin nefesiyle bir sayfa açıp, bir anne özleminde titrek parmaklarla yazdığım sözlerle başladı; özlem arttıkça yüreğimden nefes alıp yüreğimden vermeye başladım. Anneme yazdığım ilk mektupta da şiirlerim ilk kez kağıtla tanıştı. 11 yaşındaydım. O zamanki şiirleri kimseye okutmak ve göstermek derdinde olmadığınız için en saf ve temiz şiirlerimdi belki de onlar ya da anne ile oğul arasındaki sırdı. Anne için evlat kokusunun evlattaki sözleriydi o şiirler.

 

Hangi şairler size sonsuz ilhamlar sunar?

Yunus Emre ismi geçince benim ufkuma Rahmet yağar, kainatın elinden tutup beraber Allah diyen bir şairidir Yunus benim için. Kâinatla söyleşmeyi başarmış ve bir Sarı Çiçek’te hayatı dillerden gönüllere salmıştır. Bir Mehmet Akif beni alır götürür uzaklara, kendi yalnızlığında vatan demenin asilliğiyle titretir yüreğimi.  Yer yer elbette ki etkilendiğimiz şairler ve şiirler oluyor.

 

DUYGULARI ‘VEREN2E ULAŞMAKTIR BENİM DERDİM VE GAYEM

Sizce şiir hayatın neresinde durur?

Şiirinizdeki maksat demek istemişsiniz bir nevi. Şiirimle yüreğime saklanan duyguların ellerinden tutup bana bu duyguları Verene ulaşmaktır benim derdim ve gayem. Çocukların elindeki şekerlerini masumca sayması gibi yüreğime gelenleri de şiirimle saymaya ve söylemeye çalışıyorum. Şiirimle iyiye güzele bir davet derdindeyim.

 

Kitabınızdaki şiirlerden hikayesi olan bir şiir var mı paylaşır mısınız?

Kitabımdaki şiirlerin hepsinin bir hikayesi var diyebilirim. Yaşamadığım şeyleri yazmamaya gayret ediyorum. Mesela bir sabah kendimi uykusuz gözlerle Eyup Sultan Cammii’nde bulmuştum. Rahmetin kollarına kendimi atmak için duaya durmuştum. Tabi camide yer olmadığı için bir soğuk duvara yaslanmak zorunda kalmıştım. Bir tanesi duaya yetişemiyor ve geç amin diyordu. Ben de orda şu duayı etmiştim:

Şairin Duası

Soğuk duvara yaslı bir şair duasıdır
Âmin bilmez dillere katma beni Allah’ım
Uykusuz kalmış gözler geceden mirasıdır
Seni bilmez yollara atma beni Allah’ım

Şair kulun dertleri gözyaşı gerektirir
Düşen bütün damlalar onu Sana getirir
Kölenin eksiğini hep padişah yetirir
İsyankâr kul ile bir tutma beni Allah’ım

Zindanın evvelinde yırtılsa da gömleğim
Benim arzum bellidir, bellidir hep dileğim
Ayağında bukağı, prangalı köleyim
Kimsesiz pazarlarda satma beni Allah’ım

Çöllerimde kumların ezberini bozdular
İpi kopuk tespihe yalan yanlış dizdiler
Gönül senin evindir onu ne çok üzdüler
Hiçe yanan ateşe çatma beni Allah’ım

 

DERDİNİ ÖYLE BİR AŞKA MAYALAYACAKSIN Kİ TUTARSA O DERDE ALEM BAŞKA DERT DİYECEK

Kitabınızın isimi ‘Başka Dert’ dert olmadan şiir olur mu dert olmadan yazmak mümkün mü?

Başka Dert adı.  Dertsiz yazmak bence. Şirin olmadan dağı delmek, leyla görmeden çöllere düşmek, ibadetsiz cenneti özlemek gibi… Gönlü bırakın, dili bile gıdıklamayan bir boşluktur. Yanmayan ateşi tarif edebilir mi? Gerçek ummana kanmak adına bir yudumdan tılsımları kapmak lazım. Lakin şairin derdi ummanı tarif eden bir damladır. Derdini öyle bir aşka mayalayacaksın ki tutarsa o derde alem başka dert diyecek.  Okyanusun derdinde sade vakur bir damlagibi ummanına koşarken ufuklara dar diyecek kadar da cesur olmalı dert. Bir şair öğretmenin derdidir bu kitaptaki şiirler.

 

Gelecekteki projeleriniz nelerdir bizi hangi sürprizler bekliyor?

Gelecek de Allah izin verirse binlerle aynı duaya amin demek adına soluklanacağım şiirimle ve yazılarımla. Küçük ayrılıkları bir büyük vuslat için biriktirdiğim şu dünya da yetimlerin yüzünü güldürmek istiyorum. Bir şiir cd si hazırlayıp geliriyle yetimlere el uzatmak arzusundayım. Diğer kitapları zamanla göreceksiniz inşallah. Duanızı beklerim. 

 

www.haberkultur.net 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu