700 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN MEVLANA OKUYORUZ

Dursun Gürlek yaptığı konuşmada, “Aradan 700 sene geçmesine rağmen hâlâ Mevlana’yı anıyoruz, yine Mevlana okuyoruz. En çok satılan Mesnevi ve Divan-ı Kebir oluyor. Bu mesnevi ile ilgili yazarlar Mesnevi’yi hiç okumuşlar mı? Mevlana ruhundan haberdarlar mı ? 6 ciltlik Mesnevi’yi hafife almak için kısır akıllarıyla ‘hikâye kitabı’ diyerek hiçe saymaya çalışıyorlar. Eskide Mesnevihanlar vardı. Buralarda bu eğitim çok güzel bir şekilde veriliyordu” dedi.
“İSLAM DİSİPLİN BARINDAN BİR DİNDİR”
Prof. Dr. Emin Işık da, “Değerli olan şeyin sahtesi, altının sahtesi olur ama tenekenin sahtesi olmaz. Büyük illet nüfusu kalabalık olan millet değildir. İçinden büyük insanlar yetiştirmiş olanlar büyük millettir. İslam, disiplin barından bir dindir. Aynı şekilde disiplinin olmadığı yerde başarı da yoktur. Akıl konusunda ise, akıl Müslümanlığa girmek için gereklidir. Fakat sonrası için akıl yeterli değildir. Okuduğunuz duaların ölülerimizin ruhlarına gitmesini akıl mantığıyla açıklayamazsınız. Dini böylece materyalizm çerçevesinde akıl dinine çevirmeye çalışanlar var. Günah olan şeylerin hepsi bedenin ihtiyaçlarıdır. Ruhun ihtiyaçları Allah’a doğrudur. Güzel olan her şey yüksektedir. Yükselmek isteyen tırmanmak zorundadır. Hz .Mevlana, ‘En zor şey boş şeyleri erk etmektir’ der. Boş hayal kurarız. Emeller, hayaller avutmuş bizi. Öncelikle çocuk olacaksın, vaktin kıymetini bileceksin. Sonra baba olacaksın zamana hükmedeceksin” diye konuştu. Son olarak Prof. Işık Mevlana’nın şu sözleriyle konuşmasını noktaladı: Şunu iyi bil ki, Allah’ın nazargahı olan bir gönül kırarsan, sen Kabe’ye yürüyerek de gitsen o sevabın, günahını örtmez.
BİR HAFTA SÜRECEK
Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Sadık Yalsızuçanlar, Prof Dr Saadettin Ökten, Ali Ural, Mehmed Doğan, Emin Işık, Ender Doğan, Ekrem Demirli, Rachid Gulam gibi 60'dan fazla edebiyatçı, akademisyen ve sanatçının konuşmacı olarak katıldığı seminerler, 29 Aralık Cumartesi gününe kadar devam edecek.




