Untitled Document
Untitled Document
  Anasayfa  
  Hakkımızda  
  Etkinliklerimiz  
  Haberler  
  Kitap Tanıtımı  
  VİDEOLAR  
  Ziyaretçi Defteri  
  Bize Ulaşın  
Arapça Kitap Fuarı
EDEBİYAT MEVSİMİ/Ödül töreni

 

  Ana Sayfa  > Etkinliklerimiz > Mahmut Bıyıklı: Şehirlerimizde Öze Dönüş, Mahremiyeti Geri Getirir
 
Mahmut Bıyıklı: Şehirlerimizde Öze Dönüş, Mahremiyeti Geri Getirir
01-01-2012 00:00
Türkiye Yazarlar Birliği, Esenler Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği işbirliğiyle düzenlenen 4. Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi, birbirinden değerli yazar ve akademisyenin sunumları ile gerçekleşti.
FaceBook ta paylaş
 
 

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, kongrenin ilk gününde “Şehir ve Mahremiyet Başlıklı bir sunum yaptı. Konuşmasında modernleşen şehirlerin hem toplum hem de ferdî bakımdan mahremiyete dair çok şey yitirdiğini vurgulayan Bıyıklı, betonarmeyle birlikte, ev yapılarının biçim değiştirmesi yanında sokak hayatının da son derece etkilendiğini ve bu durumun modern insanı da yalnızlaşmaya götürdüğünü ifade etti.

Turgut Cansever ve Sezai Karakoç gibi üstatlardan alıntılar yapan Mahmut Bıyıklı, İslam şehirlerindeki çıkmaz sokakların çokluğuna dikkat çekerek, bu tür sokak yapılanmalarının mahremiyeti besleyen, aileye özel alan oluşturan sistemin bir parçası olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Klasik dönemlere bakıldığında bir Müslüman şehri ile farklı bir dini benimseyen insanların inşa ettiği şehir, sadece minareleri ile değil; bütün uzviyetiyle fark edilirdi. Müslümanların inşa ettiği şehirlere bakılarak bir ‘İslam medeniyeti’ tasavvuru ortaya konulabilirdi. Müslüman insan tasvirinin silikleşmesiyle birlikte İslam şehir tasavvuru da ayırıcı özelliklerini kaybetmiş oldu. Modernist bakış açılarının önce şehirleri esir aldığını söylemek lazım.  Müslüman duyarlılığının şehir karşısındaki esas duruşunun bozulmasıyla Müslüman insanın mahremiyet anlayışı da zedelenmiş oluyordu.

Şüphesiz insanın inancı, bilgisi ve bakış açısı şehri şekillendirmek­te, şekillendirdiği şehir geleceğe miras kalmaktadır. Mahremiyet, sadece İslam toplumuna has bir kav­ram değildir elbette; evrenseldir. Ancak, boyutları toplumlara, inançlara göre değişmektedir. Bugün karşımızdaki tablo ilginçtir; İslam-şehir mantığı Müslüman beldeleri terk ederken, mahremiyeti daha zi­yade özel hayat ve özgürlük olarak anlayan Avrupa şehirlerinde ise mahremi­yetin ve çocukların güvenliği ve rahatlığının ön plana çıktığını görmekteyiz. Son dönem yapılan şehir planları, bu iki olguyu güçlen­dirmekte ve getirilen kurallar ile de suni çıkmaz sokaklar meydana getirilmektedir. İslam şehirlerinde öngörülmüş ve yüzyıllar önce gerçekleştirilmiş evi ve ailenin mahremi­yetini ön plana alan uygulamanın, Batı’nın modern şehirlerinde artan bir şekilde talep edildiğini ve uygulandığını görüyoruz ve hayretten hayrete düşüyoruz.

‘Alnından öpmeğe gidiyorum/ Evleri balkonsuz yapan mimarların’ diyen öncü ruhları daha iyi anlayabileceğimiz bir öze dönüş, bizi mahremiyetin tılsımlı hayatiyetine de yeniden kavuşturacaktır; inanıyoruz, çünkü inanmak istiyoruz!”

 
 
 

Ali Haydar Öztürk TYB İstanbul’da

Yeryüzü Buluşmaları’nda Kudüs Konuşulacak

Gazeteci-Yazar Yıldıray Oğur, “Basın Dünyasından Yüzler Sesler” Programına Konuk Oluyor

Bülent Ata TYB İstanbul’da
 
Untitled Document