Untitled Document
Untitled Document
  Anasayfa  
  Hakkımızda  
  Etkinliklerimiz  
  Haberler  
  Kitap Tanıtımı  
  VİDEOLAR  
  Ziyaretçi Defteri  
  Bize Ulaşın  
Arapça Kitap Fuarı
EDEBİYAT MEVSİMİ/Ödül töreni

 

  Ana Sayfa  > Etkinliklerimiz > 1. İstanbul Öykü Festivali'nin Onur Konuğu Cihan Aktaş'tı
 
1. İstanbul Öykü Festivali'nin Onur Konuğu Cihan Aktaş'tı
19-03-2019 15:27
Onur konuğu yazar Cihan Aktaş, öykünün selam kelimesi gibi bir araya getiren yol açıcı, konuşmaya ve dinlemeye çağıran bir kelime olduğunu söyledi.
FaceBook ta paylaş
 
 

Öykü Edebiyatın En Faal Masalarından Biri

Sanat, edebiyat ve siyasetin hayattan eksilen selamın peşinde olduğunu ifade eden Aktaş, "Edebiyat, bana göre hayatın ağır dersleri üzerine düşünüp direnme sebeplerini açmanın atölyesi. Öykü ise bu atölyenin en faal masalarından birini oluşturuyor. Kimimiz öykü diyoruz kimimiz hikâye diyoruz ama çoğu zaman aynı metni kastediyoruz." diye konuştu.

Festival kapsamında iki gün boyunca öykü üzerine düşünce ve tecrübelerin paylaşılacağını hatırlatan Aktaş, "Her yazar yazma sebeplerini ve estetik anlayışıyla kendi tanımını oluşturuyor. Bana göre öykü unutulanla veya unutulmaması gerekenle ilgili adaleti sağlamaya dönük geniş imkânlar sunan bir kurgu." ifadesini kullandı. Aktaş, öykünün izlenim ve tecrübeleri ince bir emek ve sabırla anlatma imkânı sunan edebi bir kurgu olduğunu, ayrıca öykünün imkânlarının hayatın hızlanan temposuna cevaplar sunduğunu belirten Aktaş, şöyle devam etti:

"Ders verme, adam etme hatta kurtarma ve yol gösterme iddiasıyla üzerimize gelip varlığımızı kıskıvrak kuşatmaya çalışan katı gerçeklik, göründüğü kadar haklı ve doğru olamaz. Edebiyat bize küçük görülüp geçilendeki yüceliği ve yüce sayılandaki bayağılığı fark etmeyi öğretir. Edebiyat okuru kolay aldanmaz. Roman ve öykü okurunun ve yazarının benliğinde onu kelimelerin büyüsüne ve geçen zamanın adaletine inandıran bir sabrı taşı masalı uğultusu vardır."

Usta yazar, babası Cemal Aktaş'ın açtığı kitap ve kırtasiye dükkânında ve ağabeyi Ümit Aktaş'ın oluşturduğu kütüphanede temel eserleri okuma şansı bulduğunu belirterek, "Yazdığım her metinde elimden düşmeyen kitapların yazarlarına ve aileme borcumu ödemeye çalışıyorum bir bakıma." diye konuştu.

Usta değil sadece bir öğrenci olduğunu söyleyen yazar, "Edebiyatta ustalık emeklilikle aynı şey gibi geliyor bana. Arayışı sürdüren, eksiğini anlamaya çalışan bir gezgin, bir metin işçisi olmaya çalışıyorum." dedi. Başörtülü bir kadın olarak yıllarca yazma hakkını korumaya, her yönden gelen itiraz ve ön yargıları yazarak aşmaya çalıştığını dile getiren Aktaş, şunları kaydetti:

"Genç yazarlar cesur olmalı, hakkı verilerek oluşan eser eleştirinin ilerisindedir. Metin kutsal değildir ve edebiyat alanında en adil fikir veya eleştiri zamanın jürisine aittir. Okuyucuyu sıkmaya tekrarlara boğmaya hakkımız yok. Ancak sadece hoşça zaman geçirmek için de okunmamalıdır. Bir eksiğin varlığının bilinciyle, o eksiği başka bir açıdan görmek ve göstermek için yol alıyor edebiyat. Çünkü yılgınlığa kapılma lüksümüz yok. Bildiklerimiz itibarıyla doğru anlamaya, hatırlamaya, iyiliğe çağırmaya ve rıza arayışına yükümlüyüz."

 
 
 

1. İstanbul Öykü Festivali'nin Oturumları Dolu Dolu Geçti

Ali Haydar Öztürk TYB İstanbul’da

Yeryüzü Buluşmaları’nda Kudüs Konuşulacak

Gazeteci-Yazar Yıldıray Oğur, “Basın Dünyasından Yüzler Sesler” Programına Konuk Oluyor
 
Untitled Document